Özbekistan, Türkiye ile enerji alanındaki iş birliğini yeni bir aşamaya taşıyor. İki ülke arasında başlayan ortaklık, yalnızca altyapı projeleriyle sınırlı kalmayıp bölgesel ölçekte yenilenebilir enerji aktarımını hedefleyen “yeşil koridor” planlarına doğru genişliyor.
Yeşil koridor, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin sınırlar arası iletimini hedefleyen bölgesel bir enerji iş birliği girişimi olarak tanımlanıyor. Özbekistan Enerji Bakanı Cârbek Mirzamakhmudov, Türkiye şirketlerinin ülkede yürütülen enerji yeniden düzenlemelerinde öncü rol üstlendiğini belirterek, özellikle ilk kamu-özel iş birliği modelinin hayata geçirilmesinde Türkiye’nin kritik destek sağladığını vurguladı.
İlk kamu-özel enerji modeli Türkiye firmalarıyla kuruldu
İstanbul’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Mirzamakhmudov, Türkiye’nin erken dönemde sağladığı önemli katkılar için teşekkür etti. Semerkant bölgesinde kurulan Özbekistan’ın ilk kamu-özel elektrik dağıtım modelinin Türkiye şirketlerinin katkısıyla oluşturulduğunu hatırlattı.
Bu iş birliği o zamandan bu yana genişledi ve Türkiye şirketleri artık başkent Taşkent’te elektrik üretimi, dağıtımı ve bölgesel ısıtma sistemlerinde yüklenici olarak görev alıyor.
Hedef: Bölgesel enerji iş birliği
Ortaklık, bölgesel enerji iş birliğine odaklanan önemli bir aşamaya ulaştı. Önemli projelerden biri, Kazakistan ve Azerbaycan’ı kapsayan ve yenilenebilir elektriğin iletilmesini amaçlayan “yeşil koridor” girişimi olarak öne çıkıyor.
Bakan Mirzamakhmudov, “Bölgesel merkezli yaklaşımdan bölgeler arası iş birliğine geçiyoruz” diyerek, bunun Türkiye ile yürütülen en uzun vadeli iş birliklerinden biri olduğunu ifade etti. Somut adımlar arasında yapılabilirlik çalışmaları ve üretim gücü incelemeleri için çalışma gruplarının kurulması yer alıyor.
Türk yatırımcılara açık çağrı
Özbekistan yönetimi, enerji ve madencilik başta olmak üzere stratejik sektörlerde Türk yatırımlarının artırılmasını hedefliyor. Bakan Mirzamakhmudov, yalnızca inşaat projeleri değil, katma değerli üretim ve ortak sanayi yatırımlarına odaklanmak istediklerini belirtti.
Elektrikli ekipman üretiminden bölgesel madencilik merkezlerine uzanan geniş bir iş birliği alanı tanımlayan Mirzamakhmudov, “Türkiye'den yatırımcılara açığız. Bu iş birliğinin arkasında güçlü bir siyasi irade var” sözleriyle Taşkent-Ankara hattındaki hızlanan yakınlaşmaya dikkat çekti.









