Sefer Özdemir: “Avristan, dünyada var olan bir eksikliği, boşluğu dolduracak”

Avristan; Doğu Avrupa'dan Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Orta Doğu'ya uzanan 31 ülkenin ortak ekonomik çıkarlar ve stratejik akıl etrafında bir araya gelebileceği bir birlik vizyonu olarak tanımlanan dev bir birliktelik. Bu vizyon, Sefer Özdemir tarafından 2000'li yılların başında ortaya konmuş ve bugüne kadar kararlılıkla savunulmuştur. Özdemir, "Bu coğrafyanın hammaddesi var, insan gücü var, stratejik zemini var. Eksik olan tek şey ortak bir karar. Avristan Devletler Birliği girişimi o kararın adıdır." sözleriyle barışı, ekonomik kalkınmayı ve büyümeyi hedefleyen bir yapıyı müjdeliyor.

TÜRKBİRDEV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Özdemir'e göre, ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafyadaki ülkelerin önündeki denklem son derece soğuk, net ve basit: "Ya tarihsel kinlerini, mezhepsel ve etnik çatışmaları ile yapay sınır saplantılarını aşarak ortak bir stratejik ve ekonomik akıl etrafında birleşecek, 21. yüzyılın en büyük gücünü inşa ederek küresel satranç tahtasında kurucu birer oyuncu konumuna yükselecekler ya da bu bölünmüşlüğü sürdürerek Washington, Pekin ve Moskova gibi küresel güçlerin hamle yaptığı bir oyun tahtası ve arka bahçesi olmaya devam edecekler."

Sefer Özdemir, 2000'li yılların başında savunduğu Avristan Devletler Birliği ile bölgede varlığını sürdürmek için başka büyük ülkelerin boyunduruğuna giren ülkelerin ayağa kalkması için öncelikle bölünmüşlükten kurtulması gerektiğini söylüyor.

Brzezinski'nin, Avrasya'yı kontrol edenin dünyayı yöneteceğini söylemesi ile kendilerini "süper güç" olarak adlandıran pek çok ülke de gözünü bölgeye çevirmiş oldu. Kimi vaat ya da göze hoş görünen "sözde yardımlarla" bölgede varlığını sürdüren ülkeler bu süper güçlerin boyunduruğu altına girmeye başladı. Artık buna dur demek ve tüm ülkelerin kalkınma hamlesini başlatmaları için kurulacak Avristan'ın, bu coğrafyanın kendi adına oynamaya başlayacağı anı temsil edeceğini söyleyen Özdemir, geçmişe bakıldığında bunun örneklerinin fazlaca görüldüğünün altını çiziyor: "Bugün imkânsız görünen birlikler tarihin en dönüştürücü gerçeklerine dönüşmüştür. 1950'de Fransa ile Almanya'nın ortak bir çatı altında birleşeceğini söylemek ütopik görünüyordu. O iki ülkenin defalarca savaştığını düşündüğünüzde, mevcut tablonun ne kadar değişebildiğini görürsünüz."

Bu Girişimde Hangi Ülkeler Yer Almalı?

Doğu Avrupa'da: Ukrayna, Moldova

Balkanlar'da: Macaristan, Hırvatistan, Bosna Hersek, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Arnavutluk, Karadağ, K. Makedonya, Slovenya, Sırbistan

Orta Doğu'da: Türkiye, Suriye, Irak, İran

Kafkasya'da: Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan

Doğu Akdeniz'de: KKTC, GKRK, Lübnan

Orta Asya'da: Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan

Güney Asya'da: Afganistan, Pakistan

Avristan Devletler Birliğinin olmazsa olmaz parçaları olarak ortaya çıkarken, bu birliğe dâhil olan ülkelerin hızla ekonomilerini güçlendirerek refah seviyelerini yükselteceklerini, böylece ülkelerde iç çatışmalardan başka ülkelerin saldırılarına kadar pek çok konuda avantajları olacak. Bu avantajları kısaca belirtmek gerekirse:

Tampon Bölge Olmaktan Çıkmak

Bu coğrafyanın ülkeleri tarih boyunca büyük güçlerin etki alanları arasında sıkışıp kalmıştır. ABD, Rusya ve Çin'in stratejik hesaplarında bu ülkeler hedef, araç ya da engel olarak görülmektedir. Birlik bu dengeyi değiştirir; bu coğrafyayı kendi kaderini tayin eden özerk bir aktöre dönüştürür.

Enerji ve Ticaretin Yeni Kalbi

Birlik içinde dünyanın en büyük doğalgaz rezervleri (Türkmenistan, İran), en kritik petrol alanları (Irak, Kazakistan), Orta Asya'nın hidroelektrik potansiyeli ve Doğu Akdeniz'in gaz sahaları yer almaktadır. Bu kaynakların ortak yönetimi, küresel enerji ticaretinin rotasını yeniden belirleyecek güçtedir.

Ekonomik Bütünleşme Barışı Zorunlu Kılar

AB'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında başardığı en büyük şey, ülkelerin ekonomilerini öylesine iç içe geçirmesidir ki savaşı ekonomik bir intihara dönüştürmüştür.

Balkanlar'da, Kafkasya'da, Orta Doğu'da kalıcı barışın tek formülü de budur: Ortak çıkar, çatışmayı kârsız kılar.

Dışa Bağımlılıktan Kurtulmak

Bu coğrafyanın en büyük zafiyeti dışarıya olan bağımlılığıdır: enerji, finans, teknoloji, savunma. Birleşik bir yapı kendi enerjisini üreten, kendi sanayisini besleyen ve devasa iç pazarında tüketen, küresel krizlere ve yaptırımlara karşı dirençli bir otonom ekosistem oluşturur.

Kolektif Caydırıcılık

Parçalanmış devletler müdahaleye açık hedeflerdir. Ortak bir güvenlik çatısı altındaki bu coğrafyaya dışarıdan müdahale etmek, bugünkünden çok daha maliyetli ve riskli hâle gelir. Vekâlet savaşları tutmaz; dış kışkırtmalar zemin bulamaz.

Ekonomik Entegrasyon Modeli

AB'nin kömür ve çelikle başlayan entegrasyon süreci 70 yıl içinde dünyanın en gelişmiş ekonomik birliğine dönüşmüştür. Avristan için önerilen model benzer bir kademeli yaklaşım izler: Önce enerji ve ticaret, ardından yatırım koruması, sonra ortak standartlar. Her aşama bir öncekinin yarattığı güvene dayanır.

Güvenlik Mimarisi

NATO'nun Madde 5'ine benzer kolektif güvenlik danışma mekanizması, tek tek ülkelerin çözemediği güvenlik açıklarını birlikte yönetmeyi sağlar. Ukrayna'nın güvence ihtiyacı, Gürcistan'ın dış baskıya maruz kalması, Pakistan-Afganistan sınır güvenliği — bunların tamamı ortak bir çatı altında çok daha etkili biçimde ele alınabilir.

Enerji ve Altyapı Koridorları

Hazar-Karadeniz enerji köprüsü, Orta Asya'dan Avrupa'ya uzanan Orta Koridor, Pakistan-Afganistan kara güzergâhı ve Doğu Akdeniz gaz sahaları; bu birlik içinde bütünleşik bir enerji ve lojistik ağına dönüşebilir. Asya'dan Avrupa'ya akan her ticaret bu ağın içinden geçer.

Demografik Avantaj

700 milyonu aşan nüfusun büyük bölümü genç ve büyüyen bir piramide sahiptir.

Pakistan (medyan yaş 22), Özbekistan, Irak ve Afganistan'ın demografik yapısı; Bulgaristan, Romanya ve Slovenya gibi demografik daralma yaşayan ülkeler için yaşam kurtarıcı bir iş gücü kaynağı anlamına gelmektedir. Bu asimetri doğru çerçevelenirse her iki taraf da kazanır.

Dünya tarihine bakıldığında, geçmişte kanlı bıçaklı olan pek çok ülkenin günümüzde çıkarları doğrultusunda ticaret yaptıkları, paktlar ya da birliklerde yan yana durarak kararlar alabildiklerini gördüğümüzde, Avristan Devletler Birliği'nin çok da hayali bir proje olmadığı, aksine yapılabilirliğinin ve avantajlarının fazlalığı dikkat çekiyor. Bazen hedeflere ulaşmada bir fikir, bir kıvılcım ile başlayan düşünce sarmalının kısa sürede çok geniş kitlelerce kabul gördüğü ve bu nedenle ülkeleri yönetenlerin de bu adımları atmak için çaba gösterdikleri bilinmektedir. Rahat, huzurlu ve barış içinde yaşamak her ülkenin hakkı olmalı. Bu nedenle Sefer Özdemir'in düşünceleri dikkatle takip edilmeli.

Bu konuya duyarsız kalmayan, TV programlarında, gazete sütunlarında görüşlerini belirten akademisyenler ve gazeteciler elbette var. Örneğin CNN Türk kanalında yayımlanan bir programda Dr. Necmettin Mutlu (uluslararası ilişkiler uzmanı), "Hep bölgemizde savaş stresi var, şimdi isim zikretmek önemli değil ama birileri diyeyim, çok önceden beri NATO, AB haricinde bir oluşum olmalı diyordu. Bunu tırnak içinde söyleyeyim. Bu sefer, tekrar ediyorum, bu Sefer, bu adamları dinleyelim, belki doğru söylüyor, demek ki bizim Türk Devletler Teşkilatından da üst bir birliktelik gerekiyor, neden hep Türk soyu katlediliyor. Çözümü söyleyenler var." diyordu.

Bölgede yaşamanın şanssızlık olarak kabul edilmesinin kayıpların da başlangıcı olacağının altı çizildiği programda Mutlu, "İran, Irak'ı, Lübnan'ı vuruyor, neden? ABD ile işleri var diye. Ama Paris, Londra, Washington vurulmuyor; hep ateş ocağımıza düşüyor." dedi. Belki de bu seslerin gün geçtikçe daha yüksek çıkması, bölge barışı için farklı açılımları da gündeme getirecek; bu noktada Sefer Özdemir'in Avristan Devletler Birliği kurulma çabaları yeniden gündeme gelecek.

Girişimci Türk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir