Depremde hayat kurtaracak olan yerli teknoloji DEPRON arama kurtarma dronu olarak sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Deprem Arama Kurtarma Dronu açılımıyla dünyada bir ilk olma yolunda ilerleyen DEPRON Türkiye’nin yerli teknoloji hamlelerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Atatürk Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği yerli dron DEPRON, 5 kişilik ana kadro ve farklı üniversitelerden gelen 35 gönüllü destekçiyle çalışmalarını sürdürüyor. Atatürk Üniversitesi Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü 4. sınıf öğrencisi Hüseyin Ayğan liderliğinde geliştirilen DEPRON, afet yönetimi alanında 4 yıldır üzerinde çalışılan proje olmakla birlikte deprem sonrasında bölgeyi otonom biçimde analiz edip, canlı tespiti yapabilen iki aşamalı bir sistem sunuyor. 6 Şubat depreminden ilhamla geliştirilen sistem, tamamen yerli uçuş kartı, görüntü işleme modeli ve pil teknolojisiyle öne çıkıyor.
Hedef: Yerli Teknolojide Dünya Markası Olmak
DEPRON ekibinden Hüseyin Ayğan ve ekip arkadaşı Eray’ın bizzat depremi yaşamış olması, projeye güçlü bir insani motivasyon kazandırmış durumda. Ayğan, “6 Şubat’tan önce temellerini attığımız projeyi o felaketle birlikte hızlandırdık. Amacımız, bir daha kimsenin enkaz altında çaresiz kalmaması,” diyerek projenin çıkış amacını vurguladı.
Hedeflerinin yalnızca arama kurtarma değil, afet yönetimi teknolojileri alanında da küresel ölçekte bir marka yaratmak olduğunu vurgulayan Ayğan, “Doğru desteklerle DEPRON’u, Türkiye’nin dünyaya ihraç ettiği bir teknoloji markası haline getireceğiz. Bu sadece bir dron değil, hayat kurtaran bir sistem.” açıklamasında bulundu.
İTÜ Çekirdek ve Başakşehir Living Lab bünyesinde ön girişim olarak yer alan DEPRON, Türkiye ikinciliği ve uluslararası proje pazarında “En İyi Proje Ödülü” kazandı. Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi üzerinden TÜBİTAK BİG Programı’na başvuru yapıldı.
DEPRON’dan İki Aşamalı Arama Kurtarma Sistemi
DEPRON ile 45 dakikalık uçuş süresi ve geliştirilen iletişim ağıyla 30 km menzil hedefleniyor. Görüntü aktarımı ise 1080p/60 FPS kalitesinde yapılabiliyor. Deprem sonrasında otonom analiz dronu olarak enkazların sayısı ve konumu tespit ediliyor. Yardım noktaları planlanıyor. Yol güzergahları analiz edilerek bölgelere kısa sürede ulaşım sağlamak mümkün hale geliyor.
Enkaz altında canlı tespit dronu olarak ise enkazda kalan insan ya da hayvanın kan dolaşımını algılayan radar sistemi üzerinde çalışmalar yapılıyor. Göçükte telefona erişebilen kişilerin yerini belirleyen mobil uygulama da geliştiriliyor.









