, , , ,

Türkiye, Türk Dünyasında Ortak Geleceğin Anahtarı Oluyor

Son yıllarda Türk Devletleri arasında gelişen siyasi, ekonomik ve kültürel yakınlaşma; girişimcilik ve yatırım alanında da yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Yeni dönemde Türkiye, sahip olduğu mühendislik kapasitesi, özel sektör dinamizmi ve uluslararası proje tecrübesi ile bölgesel bir kaldıraç görevi üstlenebilecek konumda.

Türk Cumhuriyetleri ticari ilişkilerin artırılacağı pazarlar olmanın yanında, aynı zamanda birlikte değer üretilecek, teknoloji geliştirilecek ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirileceği stratejik ortaklar olarak dikkat çekiyor. Özellikle hemen yanımızda yaşanan olaylara bakıldığında, dünyanın hem sınırlarıyla, hem de ekonomisiyle yeniden şekillendiğini görüyoruz. Bu nedenle, dünyada Türk varlığını, ekonomi, yatırım ve girişimcilik alanlarında da vurgulamak ve elde edilen ekosistemde, Türk markalarının dünya markaları haline gelebilmesinde yapılması gerekenleri, Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TDMMB) İş Geliştirme Komisyon Başkanı, Afrika Kıta Koordinatörü ve Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi, Müşavir Mühendisler Uluslararası Federasyonu (FIDIC) İş Uygulamaları Liderlik Komitesi (BPLC), Kamu Alımları Görev Grubu Üyesi ve İslam Ülkeleri Müşavirler Federasyonu (FCIC) 4. bölge Başkan Yardımcısı Maventy Danışmanlık ortağı İbrahim Utku Açıkalın ile yaptığımız sohbette masaya yatırdık.

Türkiye Olarak Ne Yapabiliriz?

İbrahim Utku Açıkalın; “Türkiye’nin bu ekosistemde üstlenebileceği rol, yalnızca yatırım yapan bir aktör olmakla sınırlı değildir. Asıl değer, bilgi transferi, sistem kurma ve birlikte üretme kapasitesi ile ortaya çıkacaktır.” diyerek aslında ülkemizin çok önemli bir pozisyonda, yeni dönemin baş aktörlerinden biri olacağının da altını çiziyor.

Türkiye olarak, Türk devletleri arasında oluşturulacak sinerjide üstlenebileceğimiz başlıca aksiyon alanları ise, Açıkalın’ın ifadelerinde şöyle şekilleniyor;

Ortak Proje Geliştirme Platformları Kurulması Türk Devletleri arasında mühendislik, altyapı, enerji ve teknoloji projeleri için ortak geliştirme ve finansman platformları oluşturulmalıdır.

Teknik Know-how ve Standart Transferi Türkiye’nin özellikle altyapı, su yönetimi, enerji ve ulaşım alanlarındaki birikimi; bölge ülkeleri ile sistematik şekilde paylaşılmalıdır.

Girişimcilik Ekosistemlerinin Entegrasyonu

Start-up’lar için ortak hızlandırma programları, yatırım fonları ve çapraz pazarlara erişim mekanizmaları geliştirilmelidir.

Dijital ve Yeşil Dönüşümde Ortaklıklar Dijitalleşme, akıllı şehirler ve sürdürülebilir enerji çözümleri, bölgesel iş birliklerinin ana

eksenlerinden biri haline getirilmelidir.

Girişimcilere ve Yatırımcılara Düşen Görevler

Zamının hızla akıp giderken, hem gündemi hem de dünyadaki ticaret stratejilerini de hızla değiştirdiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreç içerisinde elbette girişimci ve yatırımcılara düşenönemli görevler de var. Yapılacak çalışmaların belli bir program dahilkinde aşama aşama ilerlemek sureti ile başarıya ulaşacağı ise ayrı bir gerçek. İ. Utku Açıkalın, girişimci ve yatırımcılara yol haritası olabilecek bölgesel deneyimlerini paylaşırken su ifadelere yer verdi; “Bu dönüşüm sürecinde en kritik rol, doğrudan sahada olan girişimciler ve yatırımcılara düşmektedir. Yeni dönemin başarı anahtarı, yalnızca finansal yatırım değil; vizyoner ve uzun vadeli iş birlikleri kurabilme becerisidir.

Bu kapsamda öne çıkan sorumlulukları kısa maddeler halinde sıralarsak, Bölgesel Perspektif Geliştirmek (Girişimler yalnızca yerel değil, Türk coğrafyasını kapsayan ölçeklenebilir iş modelleri ile tasarlanmalıdır.), Stratejik Ortaklıklar Kurmak (Yerel firmalarla iş birlikleri geliştirilerek hem pazar adaptasyonu hem de sürdürülebilirlik sağlanmalıdır.), Risk Paylaşımına Açık Olmak (Yeni pazarlara girişte esnek finansman modelleri ve ortak yatırım yapıları benimsenmelidir.), Teknoloji ve Katma Değer Odaklı Yatırım (Düşük maliyetli üretim yerine, yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı projelere yönelinmelidir.)

Yeni Dönemin Anahtarı: Birlikte Üretmek

Türk Devletleri arasındaki iş birliğinin geleceği, klasik ticaret anlayışının ötesine geçerek birlikte üretim, birlikte geliştirme ve birlikte büyüme modeline doğru bir değişim gösterdiğinin altını çizen Açıkalın, Özellikle altyapı, enerji, tarım teknolojileri ve dijital dönüşüm alanlarında geliştirilecek ortak projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir bütünleşmenin de temelini oluşturacağını söylüyor. Bu şekilde, girişimciler, yatırımcılar ve teknik uzmanların yalnızca proje geliştiren değil, aynı zamanda bölgesel kalkınmanın mimarları olacaklarını söyleyen Açıkalın, “Bugün atılacak doğru adımlar, Türk Devletleri arasında güçlü, sürdürülebilir ve bütünleşmiş bir ekonomik yapının temelini oluşturacaktır. Türkiye’nin bilgi birikimi ve girişimcilik gücü ile Türk Cumhuriyetlerinin potansiyelinin birleşmesi; yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte rekabetçi bir yapı ortaya çıkaracaktır. Bu vizyonun hayata geçirilmesi ise ancak cesur girişimciler, stratejik yatırımcılar ve güçlü iş birlikleri ile mümkündür.

Mahmud Emre Dan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir